18 Kasım 2017 Cumartesi

KÖPEK SEVEN DOSTLARIMIZ İÇİN HARİKA O ANLAR.....





KÖPEK SEVEN DOSTLARIMIZ İÇİN HARİKA O ANLAR.....




























13 Kasım 2017 Pazartesi

Ünlü Sunucu, Canlı Yayında Doğurmaya Başladı



Ünlü Sunucu, Canlı Yayında Doğurmaya Başladı
New York merkezli NBC televizyonunun News4 haber programının sunucusu Natalie Pasquarella‏, canlı yayında doğum yapmaya başladı.
KİMSE İHTİMAL VERMEDİ
Sunucuya, Twitter'in karakter limitini 140'tan 280'e çıkarmaya planlamasıyla ilgili ne düşündüğü soruldu. Natalie Pasquarella‏, yanıt vermeden önce mahcup bir şekilde gülümsedi ama meslektaşları hiçbir şeyden şüphelenmedi. Oysa hamileliğin sekizinci ayında olan sunucu o anda suyu geldi.

PROGRAM BİTENE KADAR DAYANDI

Kadın, haber yayını bitimine kadar dayandı ve program sona erdikten sonra hastaneye götürülmesini istedi. Pasquarella'ya programın yapımcısı ve diğer meslektaşları da eşlik etti. 


SADDAM'I SORGULAYAN AJAN KONUŞTU...HERŞEYİ İTİRAF ETTİ...




SADDAM'I SORGULAYAN AJAN KONUŞTU...HERŞEYİ İTİRAF ETTİ...

Yazdığı Kitabında tarihin Saddam’ı haklı çıkardığını itiraf eden CIA ajanı John Nixon, Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’in sorgu sırasında kendisine, ‘Başarısız olacaksınız çünkü Irak’ı tanımıyorsunuz’ dediğini yazdı.
Irak devrik lideri Saddam Hüseyin’in 2003’te yakalandıktan sonra CIA tarafından sorgulanması kitap haline geldi. Saddam’ın sorgusunu yürüten CIA ajanı John Nixon Başkanı Sorgulama: Saddam Hüseyin’in sorgusu’ (Debriefing The President: The Interrogation Of Saddam Hussein) adını verdiği kitabında o dönem Irak’ın devrik lideriyle yaptığı konuşmaları aktardı.
Saddam’ın bilinenin tam tersini kendisine aktardığını iddia eden Nixon, ‘Onu dinlediğimde bu duruma oldukça şaşırdım’ dedi.Kitabında tarihin Saddam’ı haklı çıkardığını savunan John Nixon, Saddam Hüseyin’in yakalandıktan kısa bir süre sonra kendisine, ‘Irak’ı yönetemeyeceksiniz, Başarısız olacaksınız çünkü Irak’ı tanımıyorsunuz.
Dilini, insanını, tarihini ve kültürünü bilmiyorsunuz. Çok yakında Irak’ı yönetmenin ne kadar zor olduğunu siz de anlayacaksınız’ dediğini yazdı. Eski CIA ajanı Nixon ayrıca ABD’nin işgalden önce ortaya attığı iddiaların Saddam Hüseyin tarafından kesin bir dille reddedildiğini aktardı. 2003 yılında yakalanan Saddam Nixon’a Irak’ın iklim koşullarıyla insanların davranışları arasında bir ilişki olduğunu ve 2004 yılında yaza doğru ülkede olayların başlayacağını aktarmış.Tarih daha sonra Saddam’ı haklı çıkardı. 2004 yılının Nisan ayında ABD öncülüğündeki koalisyon güçleriyle El Kaide, Mehdi Ordusu ve Baas partisi taraftarları arasında çatışmalar yaşandı. Çatışmalarda bin 342 Sünni ve Şii savaşçı hayatını kaybederken, koalisyonun kaybı 383 olarak açıklandı. Nixon Saddam’ın ayrıca ‘Irak hükümetinin El Kaide bağlantıları var’ iddiasını reddettiğini ve 11 Eylül saldırılarına hiçbir şekilde destek vermediğini kitabında belirtti. Nixon’a göre Saddam 11 Eylül saldırılarını Amerika ve Irak ilişkileri açısından yeni bir sayfa olarak gördü.
ABD yönetiminin 2001’de meydana gelen saldırıdan sonra köktenciliğe karşı vereceği savaşta Ortadoğu’da seküler bir yönetim olarak Irak’a daha fazla güveneceği Saddam’ın düşünceleri arasında bulunuyormuş. Kitapta Irak’ın kimyasal silaha sahip olmadığını aktaran Saddam Hüseyin’in Amerikan halkının cahil olduğunu ve Irak’ın sonunu getireceklerini söylediği belirtildi. Nixon kitabında, Saddam Hüseyin’in Irak’ın kimyasal silah kullanmayacağı yönünde konuşmalar yapmasıyla birlikte kendisine Halepçe katliamını sorduğunu ve devrik liderin sinirlenerek ‘Sizden de başkanınızdan da korkmuyorum. Ülkemi korumak için ne gerekiyorsa onu yaparım’ dediğini ve daha sonra sakince ‘O kararı ben almadım’ ifadelerini kullandığını aktardı.
Saddam Hüseyin Amerika’nın atadığı geçici hükümetin yönetiminde yargılanmış ve 1982 yılında Duceyl’e 148 Iraklı Şii’nin öldürülmesinden sorumlulu tutularak 5 Kasım 2006’da idama mahkum edildi.
Saddam Hüseyin 30 Aralık 2006’da asılarak idam edildi. John Nixon, ‘Başkanı Sorgulamak: Saddam Hüseyin’in Sorgusu’ adını verdiği kitabı Saddam’ın idamının 10. yıl dönümünden bir gün önce 29 Aralık tarihinde raflarda yerini alacak.



İsmail Türüt: Atatürk'e hakaret edenin avradını...






İsmail Türüt: Atatürk'e hakaret edenin avradını...
Son dönemde belli bir çevrenin sistematik bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e hakaretler etmesinin ardından daha önce Karadenizli sanatçı İsmail Türüt'ün söylediği kısa Atatürk videosu tekrar gündem oldu.
AKP Hükümeti'nin 'gömlek değiştirerek' Atatürkçü söylemlere başlamasından sonra, 15 senedir AKP Hükümetlerinin şemsiyesi altında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e hakaretler eden Mustafa Armağan, Hasan Akar, Kadir Mısıroğlu gibilerin nasıl tavır alacağı, AKP'nin ise bu isimleri korumaya devam edip etmeyeceği merak konusu oldu.
Bu tartışmalar yaşanırken ülkücü kimliği ile bilinen Karadenizli sanatçı İsmail Türüt'ün 5-6 ay önce çekilmiş kısa videosu tekrar gündem oldu. İsmail Türüt kısa videoda
"Zamansız horoz gibi ötenin de avradını...
Bunlarla Medine'ye gidenin de avradını...
Bunları yeiştiren dedenin avradını...
Atatürk'e hakaret edenin avradını..." sözlerini ezgi şeklinde söylüyor.
Türüt, son olarak Devlet Bahçeli'ye muhalif tavrı ile bilinen 'Şerefsiz' ve 'Adam sanmıştım Değilmiş' şiirleri ile gündeme gelen Ozan Arif ile TV programı yapıyordu.


Şimdi tüm Türkiye bu kızı konuşuyor: Kim bu kara önlüklü kız?





Şimdi tüm Türkiye bu kızı konuşuyor: Kim bu kara önlüklü kız?
Son zamanlarda tüm Türkiye İzmit Gündoğdu'da çekilmiş bu fotoğraftaki kara önlüklü kızı konuşuyor. Peki kim bu kız?

Cihan GÜNER / YURT
İzmit Gündoğdu Köyü İlkokulu'nda çekilmiş bu fotoğraftaki kara önlüklü kızı son zamanlar tüm Türkiye konuşuyor.

18 Temmuz 1956 tarihinde İzmit‘de Gündoğdu’da doğmuştur. Babasının adı Tahir Ömer, annesinin adı Sıddıka’dır.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Doktorasını yaptı. Yıldız, Kocaeli ve Marmara Üniversitelerinde öğretim üyesi olarak ders verdi. Kocaeli Üniversitesinde İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığı görevinde bulundu. Zübeyde Hanım Şehit Aileleri Vakfı’nın kuruluşunu gerçekleştirdi.

1995 yılında DYP Kadın Kolları Başkanı oldu.

24 Aralık 1995 tarihinde yapılan, TBMM 20.dönem seçimlerinde Doğru Yol Partisi İstanbul, 23. Dönem Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul ve 24. Dönem Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul Milletvekili seçildi. 21.dönem de Doğru Yol Partisi Kocaeli Milletvekilliği seçildiğinde 28 Haziran 1996-30 Haziran 1997 tarihleri arasında görev yapan, Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi koalisyonunun oluşturduğu 54. Hükümette İçişleri Bakanlığı yaptı.

Peki kim bu kara önlüklü kız? 

İşte, uzun yıllar MHP'de siyasi yaşamını sürdüren ve partiden ayrılarak İYİ Parti'yi kuran Meral Akşener'in çocukluk fotoğrafı.


Yurt Gazetesi

Bilinmeyen Menderes Gerçekleri MENDERES GERÇEKLERİ..



türkiye ye marshall yardımı ile ilgili görsel sonucu
Bilinmeyen Menderes Gerçekleri MENDERES GERÇEKLERİ..

Adnan Menderes, üç arkadaşıyla meclise verdiği bir önergeyle Türkiye siyaset sahnesinde boy göstermeye başladı..
Önerge bolca demokrasi, hak, hukuk, adalet, özgürlük gibi kelimeler içeriyordu. Ancak bu önerge mecliste görüşülen ”çiftçiyi topraklandırma yasası” esnasında bu yasaya karşı verilmişti. 

Yasayla toprak ağalarının elindeki tarıma elverişli arazilerin 5000 dekardan, elverişsiz arazilerden ise 2000 dekardan fazlasının devletçe kamulaştırılıp topraksız köylüye dağıtılması amaçlanıyordu. 
Adnan Menderes, Celal Bayar, Refik Koraltan ve Fuad Köprülü bu yasanın geçmemesi için önerge verdiler.

Adnan Menderes Aydın’da 30.000 dönümlük toprağa sahip olan bir toprak ağasıydı ve bu yasa kendi topraklarının da büyük bir kısmının kamulaştırılıp topraksız köylüye dağıtılması anlamına geliyordu. 
Ancak bu yasaya karşı önerge verirken bolca demokrasi söylemi kullanıyordu. O önergeden sonra CHP’den ihraç edildi 

Demokrasi ayaklar altında. 

6 Eylül 1955 gecesi İstanbul’da bazı gazetelerin Selanik’te Atatürk’ün evine bomba atıldığını yazması üzerine azınlıklara saldırılar başladı.
Ağırlıklı olarak Rumlara karşı yönelen olaylarda resmi rakamlara göre 73 kilise, 8 ayazma, 1 havra, 2 manastır, 4 bin 340 dükkân, 110 otel ve lokanta, 21 fabrika ve 3 bin 600 ev saldırıya uğradı, biri papaz 15 kişi olaylar sırasında öldürüldü, yüzlerce kadın tecavüze uğradı. 
Provokasyonu başlatan “Ekspres” isimli DP yandaşı gazete idi.
DP’den istifa eden Osman Bölükbaşı Kırşehir’den tekrar milletvekili seçilince Kırşehir il statüsünden ilçe statüsüne düşürüldü. 
İsmet İnönü milletvekili seçilince seçim bölgesi Malatya ikiye bölünerek Adıyaman ili kuruldu. 
1954–1958 yılları arasında hükümetin resmi açıklamasına göre 238 gazeteci iktidarı hedef alan yazılar yazdıkları için tutuklandı. 
1957 seçimlerinden hemen önce, CHP ve Hürriyet Partisi’nin birleşme çabalarına karşı seçim ittifaklarını engellemek için yasa çıkarıldı. 
Hükümet, CHP’li bazı milletvekillerinin bazı cuntacı subaylarla sürekli temas halinde olduğu istihbaratını ileri sürerek bu durumu soruşturmak için ”Tahkikat Komisyonu”nu kurdu. 15 DP milletvekilinden oluşan komisyon hem suçlama hem de yargılama hakkına sahipti ve kararlarına itiraz edilemiyordu.
Ayrıca uygun gördüğü toplantıları ve yayınları yasaklama hakkına sahipti.
28 Nisan 1960 tarihinde İstanbul Üniversitesi öğrencisi Turan Emeksiz hükümete karşı düzenlenen bir protesto mitinginde polisin açtığı ateş sonucu öldü. 
Hüseyin Onur ise sol bacağı kesilerek kurtarıldı. 1951 yılında Halkevleri kapatıldı. 
1948′de kurulan imam hatip kursları imam hatip liselerine dönüştürüldü. 
1958’de Fransa’ya karşı bağımsızlık savaşını kazanan Cezayir’in bağımsızlık oylamasında “Fransa’nın içişleri” denilerek çekimser oy kullanıldı. 
Hukukun üstünlüğünü savunan Yargıtay üyeleri resen emekli edildiler.
NATO üyeliği başladı, ABD işbirlikçiliği zirvede. 1951 yılında Türkiye’nin Kore Savaşı’nda Birleşmiş Milletler kuvvetlerine Türk Tugayı ile katılmasına karar verildi. 

Bunun sonucunda, Türkiye 1952′de NATO’ya tam üye olarak kabul edildi. Aynı yıl NATO’nun isteği üzerine komünizme karşı gayri-nizamı harp yapacak Seferberlik Tetkik Kurulu, daha sonraki adıyla Özel Harp Dairesi kuruldu ve sonraki yıllarda işlenen faili meçhul cinayetler, derin devlet uygulamaları olarak hatırlanan her olayın arkasında bu kurum çıktı. (Kurumun adı Ergenekon davalarında sıkça hatırlatılıyor da, kökenine gelince es geçiliyor).
Ekonomide elverişli uluslararası koşulların yaşattığı geçici saadet yıllarının ardından 1958’e gelindiğinde durum felaketti. O yıl dolar 9 liraya kadar yükseldi. 
Dış borçlar ödenemez hale gelince hükümet moratoryum ilan etti. IMF ile ilk stand-by anlaşması bu dönemde yapıldı. Çeşitli sanayi kuruluşları ya özelleştirildi ya da ekonomik olmadıkları gerekçesiyle kapatıldı. 
Uçak ve uçak motorları fabrikası, tank fabrikası, silah fabrikası NATO standartlarına uymadığı gerekçeleriyle kapatıldı. ABD’den Sovyetlere karşı mücadelede kullanılmak üzere Marshall Yardımı alındı. Uygulanan serbest piyasa ekonomisi sonucunda halk hızla yoksullaştı, zengin azınlıkla yoksul halk arasındaki uçurum hızla büyüdü.

Erdoğan'a şok rapor: Akşener için ne yazıyor?




Erdoğan'a şok rapor: Akşener için ne yazıyor?
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın son aylarda dikkat çeken siyasi değişikliklere yönelten en önemli nedenin önüne gelen Referandum raporu olduğu ifade ediliyor.

AKŞENER’İ NEDEN MUHATAP ALMIYOR?
AK Parti’de son aylarda dikkat çeken politika değişikliklerinin, belediye ve il başkanı operasyonlarının, Atatürk vurgusu ve Meral Akşener’le ilgili değerlendirme yapmama tavrının en önemli gerekçesinin ‘referandum raporu’ olduğu öğrenildi.
REFERANDUM RAPORU İŞLERİ DEĞİŞTİRDİ
Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre, 11 kişilik Siyasi Analiz Komisyonu’nun 16 Nisan referandumunun ardından, üç ay süren çalışmayla hazırladığı ve 100 sayfayı aşan raporundaki tüm başlıklar, aşama aşama hayata geçiriliyor. ‘Hayır’cıların desteğini almak için neler yapılması gerektiğinin kamuoyu araştırmalarıyla da desteklendiği raporun, son 4 aydaki ‘söylem ve eylem’ değişikliklerinin en önemli nedeni olduğu belirtiliyor.
İŞTE O RAPORDAN BÖLÜMLER
Raporda, ‘2018’in icraat yılı ilan edilmesi ve 2019 seçimlerine odaklı bir yol haritası izlenmesi’ önerildi. 4 aydan beri Erdoğan ve parti yöneticilerin masasındaki rapordan bazı başlıklar şöyle:
- Performansı düşük teşkilatlar yönetimlerinin ve belediye başkanlarının 2019 seçimleri beklenmeden değiştirilmesi. Genel merkezde, teşkilat ve yerel yöntemlerin performansını denetleyecek ve takip edecek ekip kurulması. (22 il başkanı ve 6 belediye başkanı değişti. Değiştirilen il başkanı sayısında artış bekleniyor.)
- Partide fitneye neden olan, iç çekişlemeleri körükleyen açıklamalara izin verilmemesi ve buna ilişkin denetim mekanizması kurulması. (Bazı sosyal medya hesaplarından parti yöneticisi, bakan ve milletvekilleriyle ilgili iddialar ortaya atan trollerle mücadele başlatıldı. Partide 25 kişilik sözcü ekibi belirlendi.)
- Yeni vizyon belgesi hazırlanırken, AK Parti’nin 3Y olarak adlandırılan 2002’deki ‘yolsuzluk yoksulluk ve yasaklarla mücadele’ ilkesi kapsamında, özellikle belediyelerden kaynaklı, bazı imar uygulamaları, rant iddialarına izin verilmeyeceğine ilişkin vurgu yapılması. İmar denetiminde yeni yapılanmaya gidilmesi.(Özellikle İstanbul ve Ankara bağlamında başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere açıklamalar yapıldı. Yeni bir bütünşehir yasası hazırlanarak imar denetimleriyle ilgili çalışma başlatıldı.)
YENİ SİYASET MERKEZDE YAPILACAK
- Siyaset yeniden merkeze çekilmeli, millet odaklı siyaset yapılmalı. Merkezdeki seçmeni, AK Parti çatısı altında tutacak politikalar izlenmeli ve ona göre söylem geliştirilmeli. (Parti yönetiminin son dönemlerdeki söylem ve vurguları bu yöndeki değişimin habercisi oldu.)
- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin ‘çatı aday’ ihtimaline karşı hazırlıklı olunmalı. Seçim ittifakına ilişkin altyapı çalışmaları yapılmalı, bu nedenle tüm kesimlerle tabanda ittifak sağlanmalı. (Partide uyum yasaları çerçevesinde seçim ittifakı ve seçim barajı gibi konular değerlendiriliyor.)
- Meral Akşener’in çalışmalarının, Ege, Marmara ve İç Anadolu’nun bazı kesimlerinde destek bulduğu, CHP ve MHP seçmenine sıcak geldiği, AK Parti seçmeni açısından sıkıntı olmaması için kullanılan dil ve politikaların önemli olduğu belirtildi. (Parti üst düzeyde Akşener’e ilişkin değerlendirme yapmama kararı aldı.)

Bahçeli’nin arşivinden bunlar çıktı






Bahçeli’nin arşivinden bunlar çıktı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün CHP’nin “Adalet Yürüyüşü” adını verdiği yürüyüşü sert sözlerle eleştirmişti…
Bahçeli Twitter mesajında “CHP’lilere sesleniyorum;aklınızı başınıza alın, muhtemel ve kestirilemeyen hadiseler patlak verirse, altından ne sizler ne de ülkemiz kalkar!” ifadeleriyle suçlamada bulunmuştu.
Bir süredir AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verdiği yoğun destek ile gündeme gelen ve muhalefeti eleştiren Bahçeli’nin daha önce AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’a sert sözlerle yüklendiği mesajlar bundan sonra sosyal medyada hatırlatıldı.
İşte Bahçeli’nin geçmiş mesajları:





















Odatv.com